[P188]

HEPATOBİLİYER AMELİYATLARDA TRANS-SİSTİK BİLİYER KATETERİZASYONUNUN ETKİNLİĞİ

A. Aktekin, G. Gürleyik, K. Kazan, Ö. Güneş, M. Odabaşı, T. Müftüoğlu, A. Sağlam
Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 4. Genel Cerrahi Servisi

Hepatobiliyer ameliyatlarda safra fistülü en önemli komplikasyonlardan biridir. Ameliyat sırasında safra kaçağı olabilecek alanların tespiti ve onarımı safra fistüllerini önleyecektir. Ayrıca ameliyat sonrasında olabilecek safra fistüllerinin yerinin tespit edilmesi, biliyer sistemin detaylı anatomisinin görülmesi safra fistülü riski taşıyan hastalarda tanı ve tedavinin planlanmasında önemlidir. Safra fistüllü hastalarda safra yollarının dekompresyonu fistüllerin iyileşmesini hızlandıracaktır. Trans-sistik biliyer kateterizasyon (TSBK) bu amaçla kullanılabilecek yöntemlerden biridir. Çalışmamız TSBK’ in hepatobiliyer cerrahide etkinliğini belirlemek için planlandı. Hastalar/Yöntem: 2001 ila 2009 yılları arasında TSBK uygulanan hastaların değerlendirildi. Altı ya da 8 f kateter kullanıldı. Ameliyat sırasında kateterden basınçlı olarak %0.9 NaCl solüsyonu verilerek safra kaçağı araştırıldı. Sonuçlar: TSBK, kolesistektomi sırasında koledokta taş şüphesi olması, koledoktan taş ekstraksiyonu, daha önce ameliyat olan ve safra kaçağı gelişen, karaciğerin hidatit kist hastalığı, hemanjiyom ve metastatik karaciğer tümöründen dolayı karaciğer rezeksiyonu yapılan toplam 68 hastada uygulandı. Hastaların 21’ inde TSBK sadece ameliyat sırasında safra kaçağı olabilecek alanları değerlendirmek için uygulandı. Safra kaçağı görülmemesi üzerine sistik kanal bağlandı. Kırk yedi hastada TSBK ameliyat sonrası kullanılmak üzere yerinde bırakıldı. Ameliyat sırasında tespit edilen safra kaçağı alanları onarıldı veya bağlandı. TSBK’ ler 1 ila 12 gün arasında kapatıldı ve 19 ila 21. günlerde çekildi. Safra kaçağı nedeni ile ikincil ameliyatla TSBK takılan 2 hastada, hidatit kist ameliyatı geçirmiş olan 2 hastada, karaciğer yaralanması nedeniyle ameliyat edilen 1 hastada drene gelen, kliniğe yansımayan ve ek müdahale gerekmeden düzelen safra fistülleri gelişti. Zor kolesistektomi yapılan 1 hastada, trans-sistik koledok eksplorasyonu yapılan bir hastada ve kolesistektomi sonrası safra kaçağı nedeni ile tekrar ameliyata alınan bir çekilen kolanjiografilerde koledokta taş olduğu görüldü ve ERCP yapıldı. Hastaların hiçbirinde TSBK kullanımına bağlı komplikasyon görülmedi. Tartışma TSBK ameliyat esnasında safra kaçaklarını doğrudan görerek ya da kolanjiografi çekerek tespit edebilmesini, ameliyat sonrası lümen içi patolojilerin ve safra kaçaklarının farkına varmamızı sağlayan, gerektiğinde safra yollarını dekomprese eden bir yöntem olarak görünmektedir.