[S103]ENTEROATMOSFERİK FİSTÜLLERDE TEDAVİYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER: 66 OLGUNUN ANALİZİİ. Özgür, İ. Sormaz, M. Keskin, E. Balık, S. Yamaner, T. Bulut, Y. Büyükuncu, N. Sökücü, D. Buğra, A. Akyüzİstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Genel Cerrahi AD Amaç: Enteroatmosferik fistüller, genellikle ikincil bir cerrahiye sekonder gelişmesi, yüksek morbidite ve mortalitesiyle cerrahların önemli bir sorunudur. Çalışmamızda 2000-2010 yılları arasında İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı B Servisinde enteroatmosferik fistül nedeniyle tedavi ve takip edilen hastaların değerlendirilmesini amaçladık. Yöntem: Enteroatmosferik fistül tanısı ile kliniğimizde tedavi gören 66 hasta retrospektif olarak demografik veriler, fistülün intestinal sistemdeki yerleşim yeri ve debisi, ameliyat öncesi hazırlık, yatış süreleri, cerrahi veya konservatif tedavi, tedavi sonuçları açısından Microsoft Excel 2007 veri tabanında değerlendirildi. Bulgular: Hastaların 33’ü (%50) kadın, 33’ü (%50) erkek iken, ortalama yaş 49.5’di (16-79). Hastaların 43’ünde (%65)selim patoloji mevcut iken, 23’ünde(%35) habis patoloji mevcuttu. Hastanede kalış süresi ortalama 30.9 (2-135) gündü. Elli dokuz hastanın (%90) fistüllü önceden geçirilmiş cerrahiye sekonderdi. Öncesinde cerrahi geçirmemiş olguların 5’inde (%7) inflamatuar barsak hastalığı, 2’sinde (%3) habis hastalık mevcuttu. Fistüller 29 (%44) hastada proksimal , 37 (%56)hastada distal yerleşimliydi. Ortalama fistül debisi 390 cc’di (10-3200). Kırkiki hastaya (%64) cerrahi girişim uygulandı.Bunların 2’sine (%3) birden fazla cerrahi girişimde bulunuldu. Mortalite görülmedi. Bu olguların 28’sinde(%66) cerrahi tedaviyle başarı sağlandı. Cerrahi uygulanan fakat, tedavi edilemeyen 14 (%21) hastanın, 6’sı (%9) laparotomi eksploratriste primer hastalıklarına bağlı olarak inoperable olarak kabul edildi; 4’üne (%6) ise palyatif girişimler yapıldı. Dört (%6) hastada ise fistüle yönelik uygulanan cerrahi işlemler başarısızlıkla sonuçlandı. Konservatif olarak takip edilen 24 (%36) hastadan, 20’sinin fistülleri kendiliğinden kapanırken, 4 hastanın (%6) fistülleri primer hastalıkları (habis) nedeniyle hali ile bırakıldı. Sonuç: Enteroatmosferik fistüllerde primer hastalık, fistülün etyolojisi ve yerleşim yeri tedavi şeklini ve sonucu belirleyen en önemli etkenlerdir. Bu sıkıntı olgularda multidisipliner bir ekip çalışması ile başarı şansı artmaktadır. |